Birliktelikler Evlilikle Kucaklaşır, Küçük Bir Bedene Can Verir. Ya da Veremez...

Tüp bebek tedavisi görmüş bir anne sevgili Gamze Mut. Bu süreçten geçen annelere yalnız olmadıklarını duyurmak, hissettirmek isteğiyle almış kalbini eline, sağ olsun yazmış ne geçtiyse yüreğinden...

Birliktelikler Evlilikle Kucaklaşır, Küçük Bir Bedene Can Verir. Ya da Veremez...

Evliliğimizin 4. yılına kadar bir kaç odalı dünyamıza o can gelsin diye bekledik biz. Beklemenin ne yorucu bir eylem olduğunu, o yolu yürüyerek öğrendim. Bu yolda yürümüş bir tüp bebek annesi olarak, canına parmak izi arayanların yolculuğunda bir kişinin bile kalbine dokunmak kadifeler açtıracak ince sızımda.

Evliliğimizin 2. yılında çocuk fikrine alıştırdık birbirimizi. Bir can taşımak için ruhen hazırdım. Bedenimin buna hazır olup olmadığını öğrenmek için basit bir doktor muayenesinden sonra bazı testler istendi.

Hayatımıza, sonucunu kestiremediğimiz yeni bir yön vermemiz gerçeği tokat gibi çarptı. 

“4 cm büyüklüğünde bir kistin var. Önce bir test yaparak bunun iyi huylu olup olmadığına bakacağız. Kötü huylaysa önce onun tedavisini görmen lazım. Kötü huylu olabilir! İyi huylu olsa da doğal yollarla hamileliğinin başlaması imkansız gibi görünüyor. Tüp bebek tedavisine başlamalıyız Gamze" dedi doktorum.

Hiçbir şey diyemedim. Gözlerim doldu sadece. Belli ki alışık olduğu bir tabloydu doktorun. Gözlerini kaçırdı benden. Serhat’ın yüzüne bakmadım hiç. Göz göze geldiğimiz an dökülecektim, biliyorum.

Konuşurken çenem titremesin diye sık sık yutkundum. Yutkundukça boğazımdaki dokuz boğum ayrı sızladı. Bu asla duymak istediğim şey değildi. Duymak istediğim son şey bile değildi!

Odadan çıktığımızda uzun süren sessizliği ben bozdum.

Delirmiş dedim! Mesleki bilgisini sorgulamaya başladım birden. Başka bir doktor bulacağım dedim ağlayarak.

Güç bela bir profesörden randevu aldım. Muayene, testler birbirini izledi. Kistim iyi huylu çıktı. Hatta her kadında bazı dönemler oluşup kaybolan kistlerden biriymiş. Ameliyata gerek olmadığını ama tüp bebek tedavisine başlamamız gerektiğini söyleyerek kısmen aynı fikri paylaştı bizimle.

Aslında çoktan yolculuğu başlamış her tüp bebek annesi adayı gibi durumu kabullenmedim. Tedavi aşamasını yaşayan herkes bilir. Önce durumunuzu kabullenmezsiniz. İlk aşama budur. Doğal yollarla evlat sahibi olmuş anneler bu duyguyu asla bilmez. Bu yolda atılan her adım ayrı bir emek. Üçüncü bir profesör izahatı aldıktan sonra, zamanın da desteğiyle durumu kabullendim.

Asıl olan hayatın bana sundukları değil, ona karşı tavrım çizecek haritamızı. Artık onunla kol kola var olmak zorundayım.

İki olumsuz aşılamadan sonra arkadaşımın bir önerisiyle Konya’da konusunda uzman bir profesörle yoluma devam etme kararı aldım. Daha ilk muayenemde bize iyi geleceğinin farkındaydım. Şartlar zor olsa da ayda bir kaç kez hormon seviyeleri ve yumurta ölçümleri için Mersin-Konya arası yolculukla geçti zamanım.

İş hayatını bıraktım. Çevremde tedavimle ilgili “yine mi olmadı?” sorularını “daha gençsin, olur acele etme" tesellilerini, herkese durumumla ilgili açıklama yapmayı bıraktım. Kendimi anne olmak zorunda hissetmeyi, Serhat'ı baba yapmaya çalışmayı bıraktım. Fark ettim ki, bunlar omuzlarında yük.

O yüzden bu yolda yürüyecek olanlara tavsiyem, önce yüklerinizden kurtulun...

Yollar yolculuklar aynı olsa da benim yolculuğum tedavi gördüğüm merkezde tanıdığım, 8. kez tüp bebek tedavisinden muvaffak olamayan ve mücadeleye hala bir umutla devam eden anne adayı kadar sürmedi.

İtiraf etmeliyim ki, bu yolculukta her umutsuzluğa düştüğümde onun umudu ışık oldu bana. Şanslıydım ve ilk embriyo transferimde 2 can tutunmuştu bedenime.

Herkesin birbirine ismimden önce kaçıncı denemesini sorduğu muayenehane kapısından artık ikiz gebeliğinin başladığı haberini alan bir anne adayı olarak girdim.

8. kez embriyo transferi gerçekleşen Hacer’le karşılaştım. Transferimiz aynı gün benden hemen önce gerçekleşti. Elini tutarak uğurladım onu. Nasıl heyecanlıydı ve gözlerinin içi gülüyordu.

Şimdi omuzları düşük. Kan tahlili sonucu elinden düştü düşecek. 'Olmadı', dedi. Sonucumu sorduğunda 'oldu' diyemedim.

Ben, hem bir tüp bebek annesi hem de ikiz annesiyim. Uğruna mücadele verdiğim şeyin kazananı oldum. Hasretler demlendirdiğim 4 yılım ince bir sızı olarak kaldı. Mücadelem şimdi tüp bebek anneleri için.

Sevgiler, mücadeleyi kazanan tüp bebek annelerine ve bu uğurda mücadele veren anne adaylarına.

Canınıza parmak izi değeceği bir yıl olsun.

Bir Sen, Bir Ben Bir de Komşu Teyze!

 

 

Gamze Mut kimdir? '1983 Konya doğumluyum. Toplumsal baskıyla, doğal yollarla anne baba olamayan adayların durumunu gizleme gereği duyduğunu gördüm. Cocuk sahibi olamayan ailelerde bu durumu bir yük gibi kadına yükleyen zihniyetlerin olduğu hayatlara şahit oldum. Tüp bebeğin gerçek insandan ayırt edilecek bir özelliğinin olduğunu konuşan cehaleti duydum. Birilerinin kulağına su kaçması gerekiyordu. Ben de bu toplumsal yarayı kaşıyarak o suyu kaçırmaya karar verdim ve yakın çevremin de baskısıyla yazmaya başladım.' 

 


12 yorum


  • stywALFjJxN

    iGtzWeSvU


  • bLuoRmIHrnjz

    LWsKemfvac


  • aysislife

    Kalemine ve yüreğine sağlık .. bu yoldakilere ne güzel bir yoldaş olur bu yazı🙏🏾


  • Nibar Ökten

    Tüp bebek annelerine, tüp bebek yapma aşamasında olanlara, yapmak isteyipte cesaret edemeyenlere hatta bunun için utananlara,saklayanlara ve bütün annelere güzel bir yol haritası olmuş yazın. Harika bir anne olmanın yolu harika bir insan olmaktan geçer ☺️ Cesaretinden dolayı seni alkışlıyorum. Cesaretini paylaşmaya devam etmen dileğiyle.


  • Deniz KOÇ

    Gamze yaşadıklarını o kadar yalın ve samimi anlatmişsın ki bu durumda olupta kendini anlatamayan kadınların sesi olmuşsun. Yazılarının devamını okumak isterim .


Yorum Yap