Yatağı Bebek ve Çocukla Paylaşmak Ya Da Paylaşmamak!

Sevgili Güzide Soyak, yatakları ayıramamaktan, çocuğunun yalnız yatmamasından yakınan annelere konuya dair aydınlatıcı yaklaşımlar sunarken bir yandan da bu birlikte uyumanın, çocuğun mu yoksa bizim ihtiyacımız mı olduğu sorusunu da aklımıza düşürüyor. İçinizin rahat, uykularınızın misss gibi olması dileğiyle!

Yatağı Bebek ve Çocukla Paylaşmak

Birçok anne ve baba çocukları yeterli uyku uyuduklarında onlarla daha kolay baş edebildiklerini söylerler. Ayrıca uyku sadece çocuğun büyümesi ve gelişmesi için değil, annenin doğum sonrasında iyileşebilmesi için de katkı sağlamaktadır. Sık uyanan bir bebekle ve uyku düzeni oturtulamamış bir çocukla baş etmek hiç de kolay değildir. Bebekler zaman ayarıyla doğmadıkları için, genellikle ilk dönemde düzensiz ve sık uyanma eğilimi içerisindedir ve birçok ebeveyn de bu süreci kendi rahat edebilecekleri şekilde düzenleme eğilimindedir. Bu süreç ebeveynin rahat ettiği şekle göre oluşturulduğunda da uyku düzeninin oluşması daha uzun bir zamanını alabilmektedir. Uykuda bebeklerin uyanmalarına hızlı ve ihtiyaç doğrultusunda cevap verebilmek, onun güvende olduğu duygusunu hissetmesine yardımcı olacaktır.

Düzenli bir uyku için bebeklerin uykusunun da teşvik edilmesi gerekmektedir. Uyku öncesi ve uykudaki rutinler onun bu konudaki alışkanlıklarının oluşması için önemli unsurlardır. Çoğu kültürde annenin bebeği ile birlikte uyuması görülmektedir. Bu durumun çocuğun gelişimine katkısı olduğu fikri de yine kültürlere göre savunulan bir durum olarak ortaya çıkabilmektedir.

Özellikle bebeğin ilk aylarında ve emzirmenin henüz bir düzene kavuşmadığı dönemlerde birlikte yatma eğilimi daha fazla görülmektedir.

Ebeveynin yatağına paralel bir yatak oluşturmak ya da bebeğin beşiğini tam olarak ebeveyn yatağına yakın konumlamak, annenin bebeği duyması ve emzirme sonrasında bebeği kendi yatağına bırakması açısından çok kolay olacaktır. Birçok bebek emerken uykuya dalma eğilimindedir. Dolayısıyla uykuya dalarken hatırladıkları son fotoğraf karesi, annenin güvenli kolları ve memesidir. Bu durumda uykuya geçen bir bebek için uyandığında bu fotoğrafın olmaması oldukça kaygı verici bir durum olarak yaşanmaktadır. Bebeğin emme süreci ağırlaşmaya başladığında memeden çekilip annenin omuzunda hafif dik tutularak, gazını da çıkardıktan sonra tam uykuya dalmadan yatağına bırakılması çok daha doğru bir uykuya geçiş şekli olacaktır. Ebeveynin yatağına paralel oluşturulmuş bir yatakla da bebek kendini hem onlara yakın hem de güvende hissedecektir. İlerleyen aylarda beslenme aralıklarının bir düzene oturması, uykusunun başlangıcı ve genel seyriyle ilgili genel bir bilgi oluşmaya başladığında da, yatağının ebeveyn yatağından uzaklaştırılması işlemi yapılabilir.

Ebeveynin yatağına yakın oluşturulan yatakla ilk olarak odasına geçmesi de yalnız yatmayı öğrenmesi açısından kolaylaştırıcı olacaktır. Şunu unutmamak gerekir; her bebeğin düzeni farklı şekilde oluşur. Dolayısıyla bu sürecin kesin zaman sınırı yoktur. Çocuk doktorunuzun tavsiyeleri ve sizin gözleminiz bu noktada büyükönem taşır. Beslenme ve uyku problemi yaşayan bebeklerde bu süreçleri çözmek için telaş etmek ve sürekli yöntem değiştirmek daha kötü bir sonuca yol açacaktır.

Ebeveynin yatağında yatma sürecinin uzamasının çoğunlukla yetişkinlerin talebiyle olduğunu görmekteyiz. Bu süreci yönetemiyorsanız, gerçek sorunun ne olduğuna daha dikkatle bakmamız gerekebilir. Çocuğuyla yeterli zaman geçiremeyen ya da bakımda yeterli destek alamayan bir anne, bu durumla baş etmek için bu yöntemle yol almaya çalışıyor olabilir. Ebeveynleriyle birlikte yatan çocukların özgüvenlerinin daha yüksek olduğu düşüncesi ise tartışmaya çok açık bir konudur. Çocuğu ayrı yatabildiği ve kendine ait bir alanının olduğu fikrini vermek, onun bireyselleşmesi için önemli bir adımdır. Bu süreç, çocukla kurulan ilişki ve onun öğrenmesi için bu durumla farklı yerlerden karşılaşmasına örnek olan bir durumdur.Genellikle yatağını ayırmakta istekli olmayan ebeveynlerin, çocuğunu gelişimin başka yönlerinde de sınırlandırdığını, bireyselleşmesine ve baş etme becerilerinin gelişmesine fırsat tanımadığını gözlemlemekteyiz. Eğer çocukla birlikte yatma konusu, çözülemeyen bir konuysa, ebeveynin kendine şu soruyu sormasını isteyebiliriz: “Bu kimin ihtiyacı?”

Güzide Soyak imzalı diğer yazılarımız için lütfen tıklayın:

https://ikiannebirmutfak.com/blogs/anne-ve-bebek/cocuklarda-ofke-problemleri

 


Yorum Yap