Sakın Yabancılarla Konuşma!

Çocukların yabancılarla konuşmaması gerektiğini hepimiz biliyoruz ancak onlara bunu yasaklayıp meselenin hallolduğunu varsaymak yapabileceğimiz en büyük hata. Neden mi; çünkü çocukların maruz kaldığı cinsel tacizlerin önemli bir kısmı yabancılar değil, tanıdıkları insanlar tarafından yapılıyor. Dolayısıyla biz yetişkinlere düşen asıl görev, çocuklarımıza karşısındaki kişiden, bulunduğu ortamdan bağımsız olarak şüpheli durumları fark edip doğru reaksiyonu vermeyi öğretmek….

Türk Psikiyatri Derneği’nin hazırladığı “Çocuk Cinsel İstismarı Bilgilendirme Dosyası”na göre, yaşamları boyunca en az bir kez cinsel saldırıya maruz kalan ergenlerin oranı yüzde 21 seviyesinde ve cinsel istismarın yaklaşık yüzde 20-25’ini ensest olgular oluşturuyor.

Üniversite Öğrencilerinde Çocukluk Çağı Olumsuz Yaşam Deneyimleri Araştırması Raporu'na göre; erkeklerin yüzde 8.7’si; kadınların yüzde 7.2’si çocukluk döneminde cinsel tacize uğruyor. Ve istismarcıların yüzde 9’u mağdur ettiği çocuk ile aynı evde yaşıyor.

Ezbere bir ‘yabancı korkusu’ ötesinde kötü, kötü sona gidebilecek durumların adını koyup akıllı kararlar alabilmeleri gerekli.

 Çocuğa yabancıları olası tehdit diye öğretmekle aslında asıl konuyu kaçırıyoruz; kendi rızası olmadıkça kim olursa olsun kendisine dokunamayacağını, ‘hayır’ deme hakkı olduğunu anlatmamız; onun da bunu içselleştirdiğinden emin olmamız gerekiyor

Çocuklarımızı Korumak İçin Onlara Ne Anlatacağız, Ne Öğreteceğiz?

  • Yabancı biri seni arabasına davet eder, gideceğin yere bırakmayı teklif ederse kabul etme.
  • Tacizcinin klişe veya genel geçerli bir tipi yoktur. Sana rahatsızlık hissini veren tanıdığın, akranın olabileceği gibi, bir kadın da olabilir.
  • Konu kimin sana rahatsızlık hissi yaşattığı değil, senin kendini rahatsız hissedip hissetmemendir. Sana kendini rahatsız hissetmene sebep olacak bir şey yapmaya kimsenin hakkı yoktur.
  • 'Rıza' buradaki anahtar kelime. Sana kimin dokunup kimin dokunmayacağı konusu tamamen senin kararın ve rızana bağlı. Eğer durumda seni rahatsız eden bir şey varsa oradan hemen uzaklaş ve yaşadığını güvendiğin bir yetişkine anlat.
  • Çocuklarla konuşmak, hatta prova yapmak da önemli. Özellikle karşılarındaki öğretmen, koç veya akraba gibi hem yetkili, hem yaşça büyük veya çekindikleri biriyse ona nasıl ‘hayır’ diyeceklerini çalışmaları gerekir.
  • İster arkadaşlarla oyunda kavga ederken, birbirilerini gıdıklarlarken veya aile büyüğünüz Ayşe Teyze’yi ziyarete gittiğinizde dokunulmayı istemiyorsa, onu öpmek istemiyorsa zorlamayın. İstemediği halde onu zorlamanız ona karışık mesajlar yollar. Ayrıca o sırada buna zorlanması durumunda duyacağı utanç duygusu, dokunulmayı istenmemesi haliyle birleşerek, onu istemediği anlarda dahi dokunulmasını kabul etmeye taşıyabilir. 

Bırakın iç sesini, iç güdülerini dinlemeyi öğrensin. Bunun için en önemli destek sizden gelecek destektir; iç sesini dinleyip dokunuşa/öpücüğe/sarılmaya 'hayır' demeyi tercih ettiği anlarda bu tercihine saygı duyun ve sahiplenin.

Sahiplenin ki o başından ne geçmiş olursa olsun size gelebileceğini, size anlatabileceğini, azarlanma, utandırılma, cezalandırılma korkusu olmaksızın sizinle paylaşabileceğini bilsin.


Yorum Yap