Beyin ve Vücut Sağlığı için Hareketli Bir Çocukluk Yaşatın!

Son dönemde yayınlanan bir araştırmada, çocukluk döneminde yapılan sporun yetişkin hatta yaşlılık dönemindeki beyin sağlığımız üzerinde çok ciddi anlamda etkisi olduğunu okumuştum. Spor yapmanın, hem kısa hem orta hem de uzun vadede insan vücut, beyin ve ruhsal sağlığı üzerindeki rolü bu kadar netken her anne bu konuyu bir şekilde ele almak istiyor. Öte yandan zorlamak, spordan soğutmak da hepimizin korkusu. İşte tam bu noktada yardımımıza yetişti Uzman Klinik Psikolog sevgili Yasemin Meriç Kazdal'ın yazısı... 

ÇOCUK VE SPOR

Bir çok aile çocuğunun sadece televizyon izlediğinden, sürekli abur cubur yiyip kilo aldığından, toplu sosyal aktiviteler katılamadığından, çok enerjik ve yaramaz olduğundan şikayet eder. Tüm bunları belli bir dozda engelleyebilecek  ve daha sağlıklı hale getirebilecek şey spor yapmaktır. Çocuklar her gün aktif olmak zorundadırlar, doğaları gereği hareket etmeyi severler. Üstelik hareket ettikçe daha sağlıklı olurlar ve bu haraketlilik onların büyümelerinin en önemli tetikleyicilerinden biridir. Spor yapmanın fiziksel yararlarının yanı sıra bir çok farklı faydası da bulunmaktadır.

Fiziksel aktivite gelişimi destekler ve fiziksel, duygusal, mental açıdan sağlıklı olunmasını sağlar. Son zamanlarda yapılan araştırmalar fiziksel aktivitenin çocuğun hayatındaki bir çok şeyden daha önemli olduğunu savunmaktadır. Örneğin, tıbbi alanda yapılan araştırmalar fiziksel aktivitesi bulunan çocukların ilerleyen yaşlarda tansiyon problemleri, kolon kanseri, diyabet, obezite,  kalp hastalıklarına yakalanma risklerinin oldukça düşük olduğu göstermektedir. 

Aynı zamanda spor yapmanın psikolojik açıdan faydaları oldukça fazladır. Yetişkinlerde olduğu gibi çocuklarda da çeşitli psikolojik rahatsızlıklar bulunabilir. Örneğin, kaygı bozuklukları, depresyon, hayatında çok stres bulunması gibi. Spor yapmak stresi azaltarak tüm bu rahatsızlıkların üstesinden gelmeyi kolaylaştırır. Spor yapmak sağlıklı olmayı sağladığı için çocuğun günlük hayatında da daha dinlenmiş ve mental açıdan da daha sağlıklı düşünebiliyor olmasını sağlar. 

Çocuklarımız doğdukları andan itibaren gözümüzden bile sakınıyoruz, en iyi şekillerde yaşasınlar çok mutlu olsunlar istiyoruz. Hayatın her alanını planlamak, öngörmek elbette mümkün değil. Ancak araştırmaların gösterdiği bir gerçek var; fiziksel aktivite yapmak insanların sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürmelerini sağlıyor. 

Çocukları küçük yaşlarda spor ile tanıştırarak, onlara hayatı boyunca yanlarında taşıyabilecekleri bir hediye vermiş oluruz. 

Yaş gruplarına göre aktiviteler nelerdir?

Erken çocukluk dönemi:

2-5 yaşları arasında çocuklar ile birlikte fırlatma, yakalama, sıçrama, koşma, uzun aralıklarla yüzme gibi fiziksel hareket sağlayan aktiviteler fiziksel gelişimi ve büyümeyi destekler. Topla çeşitli yakalama, tutma, ayakla vurma çalışmaları, çeşitli dans eğitimleri motor becerilerinin gelişimini destekler. Bu yaşlarda çocuklar küçük olduğu için genel olarak daha bireysel yaşıyor olabilirler. Ancak yine de çocuk sosyal ve kişisel gelişimi desteklemek amacıyla sosyal aktivitelere yönlendirilebilir, kazanma ve kaybetme gibi kavramlar onu üzmeyecek şekilde öğretilir. Paylaşımda bulunmanın, kazanmanın, kaybetmenin nasıl kavramlar olduğunu anlaması için desteklenmesi sağlıklı olacaktır. Aynı zamanda her olumlu davranışta olduğu gibi burada da çocuğun aktivitelerinin desteklenmesi ve çocuğun övgü ve takdir ile ödüllendirilmesi davranışın pekişmesine ve kalıcı olmasına olanak sağlayacaktır. 

2 YAŞ SENDROMU NEDİR?

Orta çocukluk dönemi:

5-8 yaşlarına gelindiğinde artık daha karmaşık fiziksel aktivitelere geçilebilir. Çocuğun daha kompleks hareketler içeren danslara, çeşitli denge aktivitelerine, dikkatle ve topluca yapılan aktivitelere, topluca oynanacak oyunlara, mücadele içeren oyunlara yönlendirilmesi hem fiziksel gelişimini hem de motor becerilerinin gelişmesi ayrıca kişisel ve sosyal gelişimini olumlu bir biçimde etkileyecektir. Topluca oynanan oyunlarda çocuklar takım olmak, liderlik hakkında fikir edinirler aynı zamanda sosyal ilişkileri güçlenir. Bu tip spor aktivitelerinin en büyük katkılarından biri ise çocuğa kişisel disiplin becerisini kazandırmasıdır. 

Geç çocukluk dönemi:

Çocukların yetenekleri ve ilgi alanları her yaş grubu için göz önüne alınırsa çocuğun daha uzun süreli ve keyifli spor yapması sağlanabilir.  Çocuklar 9-10 yaşlarına geldiğinde ilgi alanlarını fark edebilecek duruma gelirler, ailelerin çocuklarını zorla istemedikleri spor aktivitelerine yönlendirmesi çocuğun sporu sevmemesine ve kendini kötü hissetmesine neden olacaktır. Bu nedenle sağlıklı seçimler olduğu sürece çocukların isteklerinin göz önüne alınması uzun vadede daha olumlu sonuçlara yol açar. 

Bu yaşlara gelindiğinde artık daha kompleks takım oyunları, çeşitli kuralları ve stratejileri bulunan aktiviteler, sosyal gelişimi destekleyecek sporlara yönlendirilmesi hem fiziksel hem duygusal hem de sosyal gelişimleri açısından yararlı olacaktır. 

Çocuğumun nasıl hareket etmesini sağlayacağım?

Eğer çocuğa egzersiz yapma alışkanlığı çok küçük yaşlardan itibaren kazandırılırsa bunu tüm hayatı boyunca sürdürmesi kolaylaşacaktır. Ailelerin en çok şikayet ettikleri konulardan biri çocukların televizyon, bilgisayar başından kalkmamasıdır. Harekete geçmelerini sağlamak için öncelikle ev içinde televizyon, bilgisayar, oyunlar vb. aletlerin kullanımını azaltmak faydalı olacaktır. Bunların yerini çocuğun keyif alacağı egzersizlerle doldurmak hem fiziksel hem de psikolojik açıdan yararlı olacaktır. Obezite riski olan çocukların günde en az 30 dakika hatta mümkünse 60 dakika egzersiz yapmaları gerekmektedir. Çocuğunuz aşırı kilolu olmasa da onu fiziksel aktivitelerde bulunması konusunda cesaretlendirmek gereklidir. Okul sonrası da ya da hafta sonları için çeşitli planlar yapılabilir. 

Unutmayın, çocuk keyif alırsa bunu alışkanlık haline çevirecek ve isteyerek devam edecektir. Bu nedenle çocuğun yaşına uygun ve ilgi alanı içerisinde bir spor biçimini seçmek önemlidir. Çocuk istemediği sürece 30-60 dakika bir spor salonunda yürüme bandında yürümesini beklemek sağlıklı olmayacaktır. Bunun yerine bisiklete binmek, basketbol, voleybol oynamak, ip atlamak vb. daha keyifli aktivite seçenekleri olabilir. Tüm ailenin birlikte yapacağı aktiviteler planlamak hem ailece zaman geçirmek için bir fırsat olacak hem de gününüzün keyifli ve sağlıklı geçmesini sağlayacaktır. Ailece yürüyüşe çıkabilir, bisiklete binebilir, top oynayabilir, yüzmeye gidebilirsiniz. Hafta içi çalışmaktan birbirini yeterince göremeyen aile bireyleri için bunlar harika seçenekler olabilir. 

Çocukların rol modellerinin bulunduğunu ve onları taklit ederek öğrendiklerini unutmamak gerekir. Eğer anne ve babası tüm gün hareketsiz bir biçimde televizyon izliyorsa çocuğun televizyon yerine sporu sevmesini beklemek doğru olmayacaktır. Spor her yaşta gerekli ve faydalıdır. Sizler de yaşam biçiminizi değiştirmeye çalışabilir ve biraz daha fazla hareket edebilirsiniz. Böylelikle çocuğunuzun spora yönelmesi çok daha kolay olacaktır.

Fiziksel Aktivitenin Yararları Nelerdir?

Spor yapmanın fiziksel katkıları oldukça fazladır. Sağlıklı kiloda olmayı, güçlü kaslara sahip olmayı sağlar. Kalp krizine, obeziteye, diyabetlere vb. hastalıklara karşı korur. Bunlar sporun araştırmalarla kanıtlanmış etkileridir. 

Fiziksel yararlarının, beden gelişiminin yanı sıra birçok psikolojik yararı bulunmaktadır. 

Özgüveni Arttırır

Fiziksel aktivitede bulunmanın en önemli etkilerinden biri çocuğun kendine olan saygısını arttırır. Benlik değerini, özgüvenini yükseltir. Çocuğun farklı spor dallarını denemesi, başarılı olması, fiziksel görünümünün sağlıklı olması psikolojik açıdan daha sağlıklı ve mutlu olmasını sağlar. Spor dallarında başarılı olan ve çeşitli aktivitelere katılan çocuğun özgüveni artar. Özgüven artışı birçok farklı alanda da başarılı ve kendine güvenen bir birey olmasını sağlar.

Özellikle depresyonu, kaygı bozuklukları bulunan çocuklar için spor yapmak son derece faydalı olabilmektedir. Özgüvenlerindeki artış, yeni bir ortama girme kabul edilme, keyifle bir konuda başarılı olma depresyon ve kaygı semptomlarında düşüşe neden olur. 

Aynı zamanda dikkat eksikliği ve hiperaktivite sorunları yaşayan çocuklar için de spor yapmak önemli bir kaynak olmaktadır. Var olan enerjisinin büyük bir kısmını sporda harcamak odaklanma becerilerini arttırır. Bu becerilerdeki artış okul ve günlük performansına yansıyınca çocuğun benlik saygısı ve özgüveni artar. Aslında hepsi birbirini takip etmektedir. Bu nedenle bir yerden başlangıcı yapmak önem taşımaktadır.

Bilişsel Fonksiyonlarda Artış ve Akademik Başarı

Fiziksel aktivitelerde bulunmak bedensel gelişimi destekler ve vücudun her alanının çalışmasını sağlar. Araştırmalar egzersiz yapmanın beyne giden kan ve oksijen akışını arttırarak bilinci güçlendirdiğini, bilişsel aktivasyonu arttırdığını, çeşitli hormonların artışını sağlayarak stresi azalttığını ve genel duygu durumunun pozitif hale getirdiğini, hücre oluşumunu destekleyerek bilişsel fonksiyonları arttırdığını göstermektedir. Beyin fonksiyonlarının güçlenmesi ve bilişsel süreçlerdeki faydaları sayesinde spor yapmanın akademik performansı etkilediği düşünülmektedir. Bu konu hakkında birçok makale ve araştırma bulunmaktadır.

Yaşıtlarıyla karşılaştırıldıklarında spor ile ilgilenen çocukların akademik performanslarının genel olarak daha yüksek olduğu gözlemlenmektedir. Çocuğun ilgilendiği bir alanda tüm dikkatini aktiviteye vermesi bilişsel süreçleri ve idrak etme gücünü arttırarak akademik açıdan da başarılı olmasını sağlamaktadır. Aynı zamanda fiziksel aktivitede bulunmak uzun vadede unutkanlık, alzheimer gibi hastalıklardan da korunmayı sağlamaktadır. 

Sosyal Beceriler Kazandırır

Spor yapmanın fiziksel ve psikolojik yararlarının yanı sıra sosyal açıdan da pek çok yararı bulunmaktadır. Aslında tüm beceriler birbirini destekler ve bir diğerinin oluşumuna neden olur. 

Arkadaş Edinme, Bir Gruba Dahil Olmayı Sağlar

Çocuğun bir spor dalıyla uğraşması daha sosyal olmasını sağlar ve çok yalnız kalmasını engeller. Böylelikle çocuk sağlıklı ortamlarda sağlıklı ilişkiler kurma şansı yakalar. Özellikle içine kapalı, çekingen çocuklar için grup sporları yapmak oldukça faydalı olabilir. 

Liderlik Becerileri Kazanma, Kazanma ve Kaybetmeyi Öğrenme

Özellikle grup sporlarıyla ilgilenen çocuklar daha küçük yaşlarda kazanma ve kaybetme duygusunu tatma fırsatı yakalar ve bunun normal bir durum olduğunu öğrenirler. Bunun küçük yaşlarda öğrenilmesi hayat için önemli bir adımdır. Çünkü yaşam içinde sürekli kazanmak pek mümkün değildir. Yaşam kazançlarıyla, kayıplarıyla bir bütündür. Spor bunun öğretildiği keyifli bir alandır. 

Grup sporlarında yer alan çocuklar liderlik becerileri kazanırlar. Farklı ilişki biçimlerini, statüleri öğrenme fırsatları olur. Liderlik becerileri gelişen bir çocuk ilerleyen yaşamında da hem okul hem de iş yaşamında daha başarılı olacaktır. 

Çeşitli Kişisel ve Yaşam Becerilerini Kazanılması

Spor yapmak çocuğun çeşitli normları, etik kuralları öğrenmesini sağlar. Çocuk grup içinde nasıl davranması gerektiğini, paylaşım yapmayı, topluca sevinmeyi, topluca üzülmeyi, birlik olmayı, grup içinde özel bir birey olmayı öğrenir. Aynı zamanda zaman yönetim becerileri gelişir. 

Spor yapmak, bir koç eşliğinde çalışmak çocuğu disipline edebilecek güçlü kaynaklardan biridir. Çocuk bu şekilde daha fazla yetişkinle iletişime geçme fırsatı bulmuş da olur. Aynı zamanda çocuk spor yaparken hedefe yönelik çalışmayı da öğrenir. 

Bir takım içinde bir hedef uğruna çalışmak stres yaratır, zaman zaman problemler ortaya çıkar. Ancak tüm bunlar çocuğa stresle başa çıkmayı, problem çözme yeteneklerinin gelişmesini öğretir.

Tehlikelere Karşı Korur

Özellikle ergenlik çağlarında çocuklar aileleriyle çatışabilir, yalnız kalmak isteyebilir ve farklı arayışlara bir grup içinde olmaya çalışabilirler. Bu zamana kadar sporla büyümüş bir çocuğun farklı grup arayışlarına girme ihtimali diğerlerine oranla daha azdır. Bu demek değildir ki ergenliğe gelen bir çocuk için spora başlamak artık çok geçtir. Elbette hayır, spora her yaşta başlanabilir. 

Yoğun Yüklenmelerden Kaçınmak Gereklidir

Sanatla ilgilenmek, sporla ilgilenmek çocuğun gelişimi için son derece faydalı ve birçok kanıtı bulunuyor. Ancak eğer çocuk nefes alabilecek fırsat bulamıyor, kendine zaman ayıramıyor ve sürekli bir baskıyla bir aktiviteden diğerine yetişmeye çalışıyorsa bu uzun vadede olumsuz sonuçlara yol açabilir. Çocuğun hayattan erken yorulmasına neden olabilir. Bu nedenle çocuk üzerinde yoğun yüklenmelerden kaçınmak gereklidir. Çocuklarımızın sporla, sanatla ilgilenmesini cesaretlendirebiliriz ancak bir yarışın içindeymiş gibi hissetmemeleri için de çabalamak gereklidir. 

Öneriler

Eğer çocuk sporcu olmak istiyorsa ve belli bir spor dalında gerçekten başarılıysa aileler tarafından bunun kabul edilmesi, desteklenmesi çocuğun yetişkinlik hayatında daha mutlu bir insan olmasını sağlayacaktır. Ancak her çocuk aynı değildir, ilgi alanları, istekleri, hayalleri farklı öncelikle çocukları dinlemeye ve anlamaya özen göstermek sağlıklı bir iletişim biçimi oluşturmamızı destekleyecek uzun vadede ise onların kendilerine güvenen, dinlemesini ve anlamayı bilen, mutlu bireyler olmasını sağlayacaktır.

Aile bireyleri de çocuklarına her konuda olduğu gibi bu konuda da örnek olursa çocukların bu alışkanlığı kazanması kolaylaşacaktır.

Çocuğun aktivitelere katılması desteklenir, teşvik edilir ve ödüllendirilirse bu davranışın kalıcılığı daha sağlam olacaktır.

Eğer çocuk devam etmek istemiyorsa ısrarcı davranmak işe yaramayacak durumu kötüleştirecektir. Neden devam etmek istemediğini anlamaya çalışmak, sorunun ne olduğunu çözmeye çalışmak ve eğer istiyorsa farklı bir aktiviteye yönlendirmek uygun olacaktır. 

Çocukların koçlarla çalışması, farklı kişiler tarafından hedefe yönelik disipline edilmesi olumlu sonuçlara yol açacaktır. Ancak çocukların emanet edildiği kişilerin güvenilir olması, çocukların fiziksel, psikolojik gelişimi konusunda bilgili olması, öğreteceği spor dalı hakkında yetkin olması önemlidir.

Aynı zamanda gelişimlerinin sürekli doktorlar tarafından da takip edilmesi uygun olur. 

Çocuğun uğraştığı spor ile ilgili ailenin de bilgi sahibi olması aile içi iletişimi güçlendirir ve çocuğu anlamaya yardımcı olur. 

Yarışmaya katılan çocuklara kazanmanın da kaybetmenin de normal olduğunun bilinci kazandırılırsa çocuğun kaybettiği zaman kendine olan güveninin azalması engellenir. Aileler de bu konuda çocuklara destekçi davranır ve her koşulda çok özel ve çok sevilen biri olduğunu hissettirirlerse çocuk sağlıklı, benlik saygısı yüksek ve başarılı bir birey olacaktır. 

Uzman Klinik Psikolog Yasemin Meriç Kazdal'dan randevu almak isterseniz, www.yorumpsikoterapi.com dan ulaşabilirsiniz.


Yorum Yap