Dur Daha Bu İyi Günlerin!

Gebelik sürecini sorunsuz tamamlayıp, bebeğini sağlıklı bir şekilde kucağına alıp almayacağınızla ilgili kaygılardan daha fena birşey varsa, o da iki bebeğinizle devam eden gebeliği zamanında tamamlayıp sağlıkla kucağınıza alıp alamama kaygılarıdır.
Birden fazla embriyonun anne rahminde kendini ispatladıktan sonra, hamileliğin ilerleyen her haftasında erken doğuma yol açabilecek gebeliktir, çoğul gebelik.
İkizlerim 37 hafta 2 günü geride bırakıp, artık dünya düzenine gözlerini açmak istediler. 37 hafta 2 gün boyunca, erken doğumu düşünmediğim tek günüm olmadı. Erken doğum düşüncesi, 6 ay kusmaktan bitap düştüğüm mide bulantılarımı, bu sürede hastanede kalıp serumlarla ayakta kalışımı, erken doğum riski olduğu için acil duruma karşı ciğer geliştirici iğneyi nereye gidersem yanımda taşımam gerektiğini, çarpıntılarımı, nefes darlığımı, bel ve sırt ağrılarından yatamayışımı bilmeden "Dur daha bu iyi günlerin" cümlesini duymaktan fenalıklar gelse de, artık bu sözlere kulaklarımı kapatmayı erken öğrendim.
-Dur daha bu iyi günlerin.
-Şimdi bol bol uyu.
-Tadını çıkar...
Kötü niyetle kurulmuş cümleler olmasa da göz korkutmadan, cesaret kırmadan başka bir şey değil. Ve hatta kaş yaparken göz hiç bu kadar isabetli çıkarılamaz.
Şimdi bunlar benim iyi günlerimse kendimi kötü günlere nasıl hazırlayabilirim? Uyku depolanabilir birşey mi? Yokluğunda birer ikişer çıkarıp kullanalım.
Tadını çıkaramıyorum. Çünkü pimi çekilmiş bomba misali nerede, ne zaman patlayacağım belli değil. Her an her şey olabilir. Doğumla ilgili bir hazırlık yapamıyorum çünkü doğumdan sonra bebeklerim küvöze girebilirler ve hastaneden boşalmış bir karınla, elleri bomboş çıkabilirim.
Bebeklerim doğduktan sonra da bu böyle devam etti.
- Dur daha, gaz sancıları başlayacak!
- Dur daha, dış çıkarma döneminde nasıl uyutacağını şaşıracaksın!
- Dur daha, 
Bir emeklesin,
bir yürüsün,
iki yaşına bir gelsin...
Tedirgin eden, korkutan şeylerden fazlası değil.
Nasıl önlem alınabilir?
Bu listede uyarıldığım gibi yaşadığım durumlar da oldu; bizi hiç etkilemeyen durumlar da. Unuttuğumuz şey her çocuk, her ebeveyn farklı. İkizlerim aynı rahmin içinde, aynı hafta, aynı gün, aynı saatte doğdukları halde o kadar çok ortak noktaları varken bu kadar farklı yapı ve karakterde olup, bu benzeştirilmenin köküne kibrit suyu döktüler. Kaldı ki, başka bir çocukta işe yarayan yada yaramayan genel bilgiyi hiç süzmeden uygulayabileyim.
Bu tedirgin eden, öncesinde bir önlem alamayacağımız içi boş uyarılar yerine, anne- baba adaylarını cesaretlendirsek, diğer taraftan anne babaların biraz yükünü almaya çalışsak, rahatlatsak ne faydalı oluruz değil mi?

1 yorum


  • Azat Yanan

    Merhaba
    Bhcg testimi yaptırıp pozitif olduğunu öğrendiğimde çok mutlu olmuş 48 saat sonra 2 yerine 4 katı olduğunu öğrenince ikiz bebeklerim olacağını anlayinca çok sevindim sonrasında kanamam olunca çok üzülüp ilk üç ay boyunca kaybetme korkusu yaşadım. 36.6 hafta sonunda arife günü kızım ve oğlum dünyaya geldi onlari kucağıma almak sağlıklı olduklarını görmek içimi rahatlatmışti şimdi 9aylik oldular uykusuz kalmak aç kalmak bunlar bir tarafa onların sağlığına birşey olması tedirginliği hiç bitmiyor onlar ile geçirdiğim her dakikaya şükrediyor ve onların mutlu olması için elimden geleni yapıyorum…


Yorum Yap