Bir Sen, Bir Ben, Bir de Komşu Teyze

Tüpbebek ikiz annesi Gamze Mut'tan hepimize çok tanıdık gelecek bir durum komedisi :) Bekarlık, öğrencilik, annelik, anneannelik... medeni durumdan bağımsız, hepimizi en hazırlıksız anında yakalayıveren o fazlaca özel sorular; biraz Ortadoğu biraz Akdeniz derken kültürümüzün bir parçası, sokakta, apartman önünde, parktaki kum havuzundaki sohbetler... Hiç olmaz mı; birazcık oluyordu tabii :)
Bir defada iki bebek dünyaya getirdikten sonra, bin defa "Doğal mı? Tüpbebek mi?" sorusuyla karşılaşmaktır ikiz, tüpbebek annesi olmak.
Parkta, yolda, restoranda karşılaştığınız, "İkiz mi bunlar?" sorusuyla başlayıp "Allah yardımcın olsun" duasıyla tava getirilmeye çalışılırsınız ki, mevzunun nereye geleceğini adınız kadar iyi bilirsiniz.
Şimdi, başlıyoruz.
Bu hikâyede tüm karakterler ve olayların gerçek kişilerle ilgisi vardır.
Tamamen gerçektir.
...
Bulunduğunuz yerde, apartman, site ya da mahalle... aşırı kişisel soru sorma özelliği yüklenmiş teyzeler, komşular vardır. Sizin durumunuzla aynı ya da benzer bir durum kesin akrabagillerinin birinin başındadır.
"Benim de eltimin oğlunun ikizi var."
"Yeğeninin, amcaoğlunun, dayı kızının..."
Ortak nokta belirten bu kişiler,  "Ama onların tedaviyle oldu" diyerek size göre gereksiz ama onlar için bir basamak olan bu ayrıntıyla asıl meseleye gelmek isterler.
Sizinki tedavi mi, doğal mı?
Aa yoook biz sevişerek yaptık.
Komşu yada teyze kişisinin suratı bir garip hâl almaktadır. Manyakmışsınız gibi bakar size.
Ee çok pardon, sorunuz tam olarak bu değil mi?
Çocuk sahibi olmaya çalışırken, 'doğal'ın karşılığı bu olmuyor mu?
Yani sizin sorunuz tam anlamıyla şu; sevişerek mi yaptınız; doktor yardımı mı aldınız?
Kelimelerin gücünü kenara bırakıp böyle konuştuğumuz zaman ayıp, günah, hadsizlik, saygısız... size göre neyse, normal ya da biraz tuhaf kaçıyor, değil mi?
Bu özel soruyu 'Tedavi mi, doğal mı?' şeklinde kelimelerin gücünü kullanıp konuşulabilir hale getirmekten imtina ediniz. Zira sizin çocuklarınızı nasıl yaptığınıza dair doğal yolunuzu, özelinizi konuşmadığımız ya da konuşamadığımız gibi, bizlere bu soruyu sorarak saygısızlık etmeyin. Çünkü diğer sorudan hiç farkı yok. Tek fark yumurta ve spermin, rahimde değil de laboratuvar ortamında dölleniyor olması. 
Bir sen, bir ben, bir de komşu teyze :)
Nilda ve Çağan'ı sitenin parkına oynamaları için indirdiğim bir gün, ilk kez konuşma fırsatı yakaladığım komşu kişisinin beklenen sorusuyla karşılaştım. Sizi bilmem ama ben ilk kez konuştuğum birine böyle özel bir soru sormaya çekinirim. Alacağım cevaptan çok kendime yakıştıramam.
Yanıt aynı; tedaviyle.
Tedavi cevabı yetersiz olacak ki ardından "Tüpbebek mi?" sorusu.
Neyin sağlaması ki bu?
"Ay aslında gençsiniz de biraz daha bekleseydiniz keşke. Hiç olmuyor muydu?
Şimdi komşu kişisinin kafası fena halde karışık. İyi de gençken çocuk olmuyorsa daha garip değil mi? Yaş ilerledikçe çocuk olma olasılığı, doğurganlık azalmıyor mu? Beklemeyle mi oluyor bu işler? Yani komşu kişisi burda demek istiyor ki, biraz daha madi gudi işleriyle uğraşın.
Hiç olmuyor muydu ne demek?
Hangi soruya yanacağımı şaşırdım.
Aa olmaz olur mu? Biraz oluyordu ama tam olmuyordu :)
Bir de insanın çocuğu olur durumdayken gidip maddi manevi kendini yıpratarak tüpbebek yöntemiyle evlat sahibi olması akla dimağa sığar mı? Olduğunu ya da olmadığını bizden daha iyi bileceğinizi hiç sanmıyorum pek sevgili komşu!
Tüpbebek yöntemiyle ikiz sahibi olduğumu öğrendiğinde ise bir de teselli ediliyorum.
"Olsun canım benim n'apalım, buna da şükür diyeceksiniz"
Tüpbebek deyince sıralı sistem LPG falan sanıyorlar galiba.
Tabii tabii şükür buna da. LPG'nin çekişi sıkıntılı; gaz sızdırma raporları yok.
Bir de kapalı otoparka giremiyorlar ;) Ama olsun...
Şimdi biraz sessizlik... Hepimize iyi gelecek.
Gamze Mut'un Diğer Yazıları:

2 yorum


  • JtyIgHoGTE

    wASPnLBXUNxqu


  • KqdNJfRO

    obeIQgiNn


Yorum Yap