Bazı Süper Kahramanların Pelerini Yoktur

Bazı süper kahramanların pelerini yoktur.
Onlara "Baba" denir.
Doğumdan sonra hastaneden taburcu olduğumuz gün, sadece sevip koklamanın haricinde pis işlerle de uğraşacağını, kollarını sıvayarak bezlerini değiştirmeye çalıştığı an, bunun devamının geleceğine adım kadar emindim. Süper kahramanlık minvallerini layıkıyla yerine getiren bir babamız olduğu için ben ve ikizlerim çok şanslıyız.
Çoğul gebelik geçirmem, sezaryen acısı derken toparlanmam 10 günü buldu.Bu süreçte bana düşen sadece emzirme göreviyken, yeni doğmuş 2600 ve 2400 gr sınırda prematüre sayılan küçücük bebekleri çoğu kişi kucağına bile alamazken bakımları konusunda benden açık ara öndeydi Serhat. Bezlerini değiştiriyor, kıyafetlerini değiştiriyor, süt yoksa mamalarını hazırlıyor, gazlarını çıkarıyor, göbek bakımlarını hazırlıyor, uykularındayken bile birlikte başlarında bekliyor ve bir taraftan benimle ilgilenmeyi de ihmal etmiyordu.Bunları yaparken kız kardeşimden de destek alıyor olması bir çok şeye yetişmesine yetiyordu. Itiraf etmeliyim ki, 10 günün sonunda ilk bezlerini değiştirirken Serhat'tan destek alsam da, sonraki süreçte her şeyleriyle bizatihi ilgilenerek bu açığı kapattım.
Çocuklarına karşı ilgili bir baba olması ve gün içinde çok yorulduğumu bildiğinden dolayı işten en gelir gelmez tüm sorumluluğu almak ister. Bu halden anlayışı öyle iyi gelir ki, yorgunluğum, uykusuzluğum, bunalmalarım alır başını gider.Bence insanı asıl yoran, yıpratan destek görememesi, takdir edilmeyisidir. Oysa ki halden anlayan bir cümle problemin formülüdür.
Maalesef anneler bu konuda o kadar yalnız bırakılıyor ki, tam tersi tezahür ettiğinden olması gerekeni şans adlediyorum. "Çocuğa anne bakar" düşüncesi genel geçer bir kural olmuş. Bu duruma öyle alıştırılmışız ki, olması gereken bu oluvermiş. Eğer annelik iç güdüsel değilde, öğrenilen bir şeyse bakım konusunda babalara fırsat verilmeli diyorum. Çünkü pek sevgili kocam Serhat çocuklara (hem de ikiz) babanın da bakabileceği örneğini mis gibi gösterdi. Bu ona bahşedilen bir yetenek değil, ona verilen bir fırsattı. Belki de iki çocuk olduğu için bir zorunluluk bilemiyorum.
Yaygın ebeveyn tutumu olan bu durumu neden reddediyorum?
Hayat onlarla çok güzel. Ama ihtiyaç ve beklentileri aynı olan iki çocuk büyütürken stresin arttığı, zorlu ve sabrınızı hayli zorlayan durumlar kaçınılmaz.Bu durumda insanlık için küçük ama sizin için büyük bir adım olan es verme ihtiyacınızı tüm hücrelerinizde hissederek çocukları babalarına devretme hakkınızı sonuna kadar kullanın lütfen. Mutluluğu artırmak için bu ufak es'ler şart.
Ben...
Bir arkadaşımla kahvede, bir fasıl gecesinde, kuaförde, sahilde, alışverişte, evde yarım bıraktığım bir kitabı okurken, bir tv programı izlerken...o an bana ne iyi gelecekse onu yapıyorum.
 
Diğer taraftan, yapılan araştırmalara göre babanın ilgisi ve yakınlığı ile büyüyen çocukların akademik performanslarının daha yüksek olduğu “Bazı çalışmalar, babaların çocuklarına ilgi göstermesinin çocuğa; anne ilgisinden daha fazla akademik başarı getirdiğini belirtiyor.
Çocuklarımızın akademik başarısı tamamen senin ellerinde Serhat :)
 
Sizinle geçirdikleri zamanlardaki rutinlerinizi eşiniz yakalayamayabilir. Belki uyku saatleri şaşıyor, belki yemekleri 1 saat gecikiyor... Geri dönüşü olduktan sonra biraz dağılmanın kimseye zararı olmaz. Moda mod durumun aksine mutluluğu Allahuekber dağlarına bile taşır.
Mutlu haftalar herkese.

Yorum Yap